1. Anasayfa
  2. DİNİ BİLGİLER

Tesettür ne zaman farz kılındı?

Tesettür ne zaman farz kılındı? Hicretin 5. senesinde tesettür ayeti indi ve bu ayet ile kadının mevkii yükseltildi.

Tesettür ne zaman farz kılındı?
Tesettür ne zaman farz kılındı
0

Tesettür ne zaman farz kılındı?

Tesettürle alakalı hüküm, sadece kadına ait olmayıp erkeği de şümulüne almaktadır. Yani bu husustaki emir, kadın-erkek her mümine şamildir. Allah Teala buyurur:

“(Ey Rasulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle! Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini muhafaza etsinler. Görünen kısımları (yüz, el, ayak) müstesna olmak üzere zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine (kadar) örtsünler…” (Nur Suresi, 30-31)

Kadının örtünmesiyle kadınlık şahsiyeti korunmaktadır. Kadın, örtüsüyle karşısındakine bir zerafet ve nezaket hissi vermektedir. Aksi halde kadın, nefsani arzuları tahrik eden bir şehvet vasıtası haline getirilmiş olur. Bu da onun şahsiyet ve haysiyeini alçaltır ve annelik vakarını zaafa uğratır.

Burada bilhassa işaret edilmesi gereken nokta şudur ki, yaratılış itibariyle kadın ve erkek nefisleri arasında fark vardır. Bu da, kadın ve erkeğe ait ilahi tayinle olan vazife ve buna bağlı husûsiyet farkından doğmuştur. Bunun için tesettürün, kadına ait şekli ile erkeğe ait şekli değişiklik arz eder. Zira kadın, erkeğe göre yaratılıştan cazibelidir. Tesettürden uzaklaşarak kendisini topluma bir nevi deşifre ettiğinde, nezaket ve zarafeti zaafa uğrar.

Annelik vasfı ve nesli koruma hususiyeti zarar görür. Bu bakımdan onun cazibesi, tesettür emri ile yalnız efendisine tahsis edilmiştir. Çünkü kadın ve erkek arasında neslin devamı için birbirlerine karşı değişmez bir fıtri temayül mevcuttur ki, tesettür emrine riayet edilmediği takdirde bu meyil, ilahi hudutları çiğnemek gibi felaketlere dûçar edecek kadar tehlikeli bir ahlaki çöküntüye sebep olur.

Nitekim Cenab-ı Hakk’ın:

“Zinaya yaklaşmayınız!..” (İsra Suresi, 32) emr-i ilahisindeki nüktelerden biri de; “Tesettüre riayetsizlikle zinanın yolunu açmayınız; ona imkan hazırlamayınız!” demektir. Bu, artık mutlak bir hükümdür. Dikkat edilirse, İslam, zahiren cazibesi olmayan bir kadına da tesettürü emretmiştir. Yani “Bu kadın, başını, kolunu ve ayaklarını açsa da açmasa da bir şey fark etmez, zaten dikkat çekici değildir.” denilemez. Burada kadının, tesettürle kadınlık vakarının korunması esastır.

KAYNAK: Osman Nuri TOPBAŞ

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir